Ekonomik gelişmeler

Bu sabah negatif açılış ve sonrasında 1500 – 1540 arasında işlem aktivitesi bekliyoruz

Piyasa Yorumu: Bu sabah BIST100’de aşağı yönlü bir açılış bekliyoruz. Dün, endeks hafif alıcılı bir seyirle kapadı. Piyasa, enflasyon ve TL’deki gelişmeleri takip ediyor olacak. Bu sabah negatif açılış ve sonrasında 1500 – 1540 arasında işlem aktivitesi bekliyoruz.

Şubat ayında enflasyon 1.5 yılın zirvesinde

TÜFE enflasyonu Şubat ayında %0,75’lik piyasa beklentisine karşılık %0,91 ile piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Şubat ayında enflasyon yıllık bazda %15,61 olarak gerçekleşirken böylelikle enflasyonda Temmuz 2019'dan bu yana en yüksek seviye görüldü. Mevsimsellikten arındırılmış veriler ile hesaplanan trend enflasyon ise %21,8’den %17,4’e geriledi. Öte yandan ÜFE enflasyonu %26,1 den %27,09’a çıkarak yükselişini sürdürürken bu durum ilerleyen dönemlerde tüketici fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluşturabilir. Petrol fiyatlarındaki yükseliş sebebiyle yıllık bazda %3,2 den %8,4’e yükselen enerji kategorisindeki artışların TÜFE tarafında ulaştırma kategorisindeki yıllık enflasyonun %21,4’den %22,5’e yükselmesindeki en büyük neden olarak görünüyor. Benzer durum gıda ürünleri içinde geçerli. İmalat tarafındaki yıllık enflasyonun %26,6’ten ’28,6’a çıkması TÜFE tarafını %18,4’ten %18,7’ye taşıyan unsurlardan bir tanesi. Gıda ve enerji fiyatları dışında da enflasyonda yükseliş eğilimi devam ederken B ve C endeksleri aracılığıyla takip ettiğimiz çekirdek enflasyon göstergeleri Ocak ayındaki %16.0 ve %15.5 seviyelerinden sırayla %16.9 ve %16.2’ye yükseldi. ÜFE ve Çekirdek enflasyonda yaşanan bu artış TÜFE’ye dayalı trend enflasyondaki düşüşe rağmen Merkez Bankası üzerindeki baskıyı artıracaktır. Öte yandan gelen bu veriler ile birlikte Nisan ayında zirveyi görmesini beklediğimiz TÜFE enflasyon beklentimizi %15,5 civarından %16’nın üzerine revize ediyoruz. TCMB yetkilileri, bugünkü yatırımcı toplantısında enflasyonun beklentileri dahilinde hareket ettiğini belirmesi üzerinde 18 Mart’ta yapılacak olan PPK toplantısında ek sıkılaştırma beklemiyoruz ancak piyasadaki dalgalanma ve kurdaki yükselişin artması durumunda TCMB’den ek sıkılaştırma hamleleri beklenebilir. TCMB’nin faiz artışına gitmemesi ise %12,0 seviyesindeki yıl sonu enflasyon beklentimizi korumamızı gerektirir.

TCMB Yatırımcı Toplantısı’ndan notlar

TCMB dün gerçekleştirdiği Yatırımcı Toplantısı’nda beklenenden yüksek gelen Şubat enflasyonu ile ilgili olarak enflasyon gerçekleşmesinin Enflasyon Raporu’nda verilen patikayla uyumlu olduğunu belirtti. TUIK tarafından enflasyon sepetinde yapılan revizyonun Nisan ayında 0.5 puanlık bir ek katkı yaratabileceğini ancak bu etkinin yılsonuna kadar kaybolacağını öngören TCMB yetkilileri yapılan sıkılaştırmanın gecikmeli olarak ekonomik aktiviteye yansıdığını, bu yüzden sıkılaştırmanın etkilerini henüz tam olarak görmediğimizi belirtti. Enflasyonda hedefe ulaşma konusunda iki ana faktörün etkili olacağını belirten yetkililer bu iki faktörün güçlü sıkılaştırma etkilerinin ikinci çeyrek itibariyle enflasyona yansıması ve döviz kuru geçişkenliğinin maliyet kanalıyla gelen enflasyona pozitif yansımaya başlaması olduğunu belirtti. TCMB yetkilileri enflasyon üzerinde toplantı özetinde de belirtilen riskleri yinelediler. Özette yer alan 11. paragrafa vurgu yapılarak yukarı yönlü risklere işaret edilirken ihracat/iç piyasa değiş tokuşu yapabilen sektörlerde yurtiçi fiyatlarının kurlardan etkilenebileceği belirtildi. Ayrıca önceki sene pandemi nedeniyle enflasyonu sınırlayan bir sektör olan giyim ve ayakkabıda fiyat hareketlerinin son iki ayda tersine döndüğü belirtilirken açılma sonrası bu kanaldan ilave enflasyon baskısı gelebileceği belirtildi. Ayrıca Nisan ayındaki tam kapanma zamanında nakit akışındaki bozulmanın çok sert olduğunu, ikinci dalga döneminde bu bozulmanın daha sınırlı olması dolayısıyla kısıtlamalardan etkilenen ulaştırma, lokanta, otel, eğlence, kültür, kişisel bakım hizmetleri gibi sektörlerdeki bozulmadan kaynaklanan ilave maliyet baskının daha sınırlı olabileceği değerlendirmesinde bulunuldu. TCMB yetkilileri, zorunlu karşılık adımının parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini arttırmak üzere atıldığını belirtti ve alınan karar 5 Mart’taki tesis dönemi itibariyle hayata geçeceği için etkilerinin henüz görülmediği değerlendirmesinde bulunuldu. TCMB’nin dünkü açıklamalarından yukarı yönlü risklerin aşağı yönlü risklere göre daha ağırlıklı olduğu ancak risklerin çoğunun TCMB’nin modellerinde yer aldığını, dolayısıyla enflasyonda beklenenden yüksek seyrin para politikasında bir değişiklik getirmeyeceği sinyalini aldık. Bu doğrultuda kurdaki yukarı yönlü oynaklığa, ÜFE enflasyonundaki yüksek artışa, sanayi sektöründeki canlılığa rağmen TCMB bu faktörleri %9.4’lük yılsonu enflasyon beklentisini değiştirecek nitelikte kalıcı unsurlar olarak görmüyor. Bu hedefe ulaşmak için en bir aksiyon alınmayacağı izlenimi edindiğimiz toplantı sonrası 18 Mart’taki PPK’da politika faizinin %17.0 seviyesinde sabit tutulmasını bekliyoruz. Piyasa oynaklığının ve sermaye girişlerinin bir sonraki PPK’ya kadar zayıf seyretmeye devam etmesi ve enflasyon beklentilerinde bir bozulma görmemiz durumunda TCMB’nin politika faizini sabit tutması %12.0’lik yılsonu enflasyon beklentimizi yukarı revize etmemize neden olacaktır.

Moodys’den görünüm güncelleme sinyali

Moody’s TL’nin güçlenmesine, sermaye girişlerinin canlanmasına, döviz rezervlerindeki azalışın durdurulmasına neden olan politika değişikliğinin Türkiye için bir pozitif kredi notu unsuru olduğunu belirtti. Öte yandan görünümün “negatif” olması nedeniyle, doğrudan pozitife çevrilmesi ya da kredi not artışına düşük ihtimal veriliyor. Buna karşılık son zamanlarda daha tutarlı maliye ve para politikalarına geçişin kalıcı olması, enflasyonda düşüşe, para biriminin güçlenmesine ve dolarizasyonda azalmaya yansıması durumunda, görünümün durağana çevrilebileceği belirtildi. Hatırlatmak gerekirse Moody’s 11 Eylül 2020'de takvim dışı bir değerlendirmeyle Türkiye'nin kredi notunu "B1"den "B2"ye düşürmüş; not görünümünü "negatif" olarak bırakmıştı. Not artışı ile ilgili olarak ABD ve AB ile gerilimde azalmanın pozitif değerlendirileceği belirtilirken ekonominin yapısal dengesizliklerine cevap veren ve aynı zamanda ülkenin doğasında var olan güçlü yönlerinden yararlanan kararlı bir dizi ekonomik reformun orta vadede yukarı yönlü not baskısı yaratabileceği de belirtildi. Moody’s değerlendirme yapmadan geçmezse bir sonraki Türkiye değerlendirmesini 4 Haziran 2021'de gerçekleştirecek.

BIST 100 Endeks Teknik Analiz Dün endeks 1526.54 – 1553.96 arasında işlem gördü ve günü +0.15% değişimle 1531.05 seviyesinde kapattı. İşlem hacmi yüksek seviyede gerçekleşti. Endeks 1550 seviyesini test ettikten sonra ABD faizlerindeki yükseliş sonrası, global piyasalardaki düşüşe paralel, kar satışlarıyla geriledi. Bugün de global piyasalara paralel bir seyir göreceğimizi düşünüyoruz. 1510 – 1520 bandının üzerinde kaldığı sürece olumlu teknik görünümün devam ettiğini düşünüyoruz. Kısa vadeli ana destek ve stop loss seviyesini 1500 olarak güncelliyoruz. 5g. Ort. 1509.34 22 g. Ort. 1530.37 seviyesindeler. Destek olarak 1500 ve 1520, direnç olarak 1550 ve 1575 takip ediyoruz. Bu sabah negatif açılış ve sonrasında 1500 – 1540 arasında işlem aktivitesi bekliyoruz.

VIOP - X30YVADE Teknik Analiz Dün vadeli endeks 1612.00 – 1648.00 arasında işlem gördü ve -0,06% değişimle günü 1612.00 seviyesinde kapattı. İşlem hacmi yüksek seviyede gerçekleşti. Vadeli endeks 1650 direnç seviyesini test ettikten sonra global piyasalardaki satışa paralel kar satışlarıyla geriledi. Olumlu teknik görünümün devam etmesi için endeksin 1620 üzerinde kalması gerektiğini düşünüyoruz Kısa vadeli ilk destek 1590 ana destek ve stop loss seviyemizi 1550 olarak devam ettiriyoruz. 5g. Ort. 1590.45 22 g. Ort. 1622.32 seviyesindeler. Destek olarak 1550 ve 1590, direnç olarak ise 1620 ve 1650 seviyelerini takip ediyoruz Bu sabah negatif açılış ve sonrasında 1590 – 1640 arasında işlem aktivitesi bekliyoruz.

Kaynak Deniz Yatırım
Hibya Haber Ajansı

Okunma